Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Albayrak Mahallesi’ndeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi yakınlarında meydana gelen ve 11 öğrencinin yaralandığı pompalı tüfekli saldırının yankıları sürüyor. Güvenlik kameralarına da saniye saniye yansıyan olayda, şüphelinin soğukkanlılıkla yürüyerek rastgele ateş açtığı görülmüştü. Saldırıda yaralanan ve tedavisi tamamlanarak taburcu edilen öğrencilerden K.B. ile engeline karşın büyük bir azimle evlatlarını geleceğe hazırlayan babası İlhan Başakçı, dehşet dolu o günü paylaştı.
Saldırıda yaralanan ve vücuduna isabet eden saçmalar nedeniyle zor günler geçiren 9. sınıf öğrencisi K.B., saldırganı ilk başta ciddiye almadıklarını belirtti. Yaşadıklarını anlatan K.B., “Okula normal bir şekilde gidiyorduk her zamanki gibi aynı yoldan. Motoru koyduğumuz bir yer var. Oraya giderken çocuğu gördük ilk başta. Elinde tüfek var. Havalı tüfek sanıp dikkate almadık. Sonradan bize çevirince artık bizden önce arkadaşlarımıza doğru ateş ettiğini gördüm. Arkadaşım da heyecandan motoru hızlı sürmeye başladı. O sırada ben de dengemi kaybettim. Yere düştüm. Koşmaya çalışırken de arkamdan bana sıktı. Olay okulun dışında oldu. İki el ateş sesi duydum. Tutukluk yapmış galiba o sıra. Ondan sonra da kaçmış. Çocuğu tanımıyorum ilk defa gördüm” dedi.
Oğlunun sağlık durumu hakkında bilgi veren baba İlhan Başakçı, bacağındaki doku kaybı tehlikesi nedeniyle mermilerin çıkarılamadığını söyledi. Baba Başakçı, “Şu an bu ayağa kalkması bayağı bir uzun sürer. Oğlumun sol bacağındaki 35 tane saçma duruyor. Sağında beş tane duruyor. Ancak sırtındaki beş tanesini alabildiler. Bacağındaki 35 tane saçmaya, dokulara zarar verilir tehlikesiyle şu an müdahale edemiyorlar. Bütün çocuklara geçmiş olsun diliyorum” diye konuştu.
Beş çocuğunu okutabilmek için büyük bir fedakarlık gösterdiğini belirten 50 yaşındaki işçi baba İlhan Başakçı, çocukların devlete emanet edildiğini vurgulayarak tepkisini şu sözlerle dile getirdi:
“Çocuklarımızı daha güvenceli, daha sağlıklı, daha huzurlu bir ortamda okutmayı istiyoruz. Şu an beş tane çocuk okutuyorum. Biri maliye bölümü yeni mezun oldu. Askerliğini yaptı, geri geldi. Diğeri mesela şu an Malatya’da, tıp öğrencisi, son sınıf. Öbürü yazılım mühendisliği okuyor. Ben de bir asgari ücretle çalışıp bu çocukları zar zor okutmak derdindeyim. Ama gel gelelim, sonuç bu olmamalıydı. Çocuklarımızı devletin kollarına teslim etmek istiyoruz. Buradaki şu andaki 11-13 öğrenci hepsi bizim çocuklarımız. Daha sıkı bir önlem alınmasını rica ediyoruz ve çocukların şu anki psikolojik sorunları var.”
Yüzde 40 engelli olmasına rağmen çocuklarının eğitimi için ter döken baba İlhan Başakçı’nın azmi ise çevredekilerin takdirini topluyor. Biri tıp, biri yazılım mühendisliği, biri maliye okuyan ve diğerleri de eğitim hayatına devam eden çocuklarının geleceği için mücadele eden Başakçı, “Silah değil de keşke kalem verseler okula gönderseler. Silah göndermek vahim bir durumdur. Biz bu duruma katılmıyoruz ve davamızın sonuna kadar takipçisi olacağım” diyerek tepkisini gösterdi.
“Çocuğu tanımıyorum ilk defa gördüm”
Sol bacağındaki saçmalar çıkarılamadı
“Çocuklarımı zar zor okutuyorum”
Engeline rağmen çocukları için çırpınıyor